Anadilin Önemi
Dilimizi kullanma şeklimiz beynimizi nasıl kullandığımızın bir göstergesidir.Günümüzün koşullarında yabancı dil öğrenimi hayatımızın önemli dönemeçlerinden birini oluşturmaktadır. Hatta, birden fazla yabancı dil öğrenme eğilimi, bir gereksinim olma yolunda bile ilerlemektedir!
Bir yabancı dilin yetersiz kaldığı durumlarla da sıkça karşılaşmaktayız. İşe alımlarda çıtanın biraz daha yükselmiş olması, daha kaliteli eleman bulundurma arzusu ve kişilerin bireysel gelişim talepleri yabancı dil öğretiminin önemini gözler önüne sermektedir.
Peki, yabancı dil öğretimi konusunda izlenen yol doğru mudur?
Öncelikle değinmek istediğim konu; yabancı dil öğretiminden ziyade , bu işlemi geçekleştirecek “öğreticilerin” yetiştirilmesindeki yanlışlıklardır. Belki bu durum genellenemez ama karşılaşılan sorunların temelinde aynı sebepler yatmaktadır;
Örneğin;Öğretmen olmak amacıyla yanıp tutuşanü insanlara ; “ yabancı dille öğretim ” / “ yabancı dil öğretimi ” kavramlarının farkını ve önemini aktaramıyorsanız, aynı sorunlarla savaşmak için can atan bir öğretmen kadrosu daha yetişiyor demektir.
Pek çoğumuzun bildiği gibi, yabancı dil öğretimindeki etkinliklerin başarısı, baz alınan yaklaşımlara- kuramlara bağlı olmaktadır. Bu ilkeler sınıf düzeyinde başarının anahtarı olduğu kadar en genel anlamda eğitimin de başarısı olarak değerlendirilmektedir. Uygulayıcı konumundaki öğretmenler ise konuya ne kadar hakim olurlarsa elde edilen sonuç o kadar iyi olacaktır. Öğretmenlerin bu yaklaşımları uygulayarak başarıyı yakalamaları, anadilde karşılıklarını bulabilmeleriyle doğru orantılıdır...
Kısacası “neyi kime öğretiyorum” düşüncesine sahip olmalıyız. Hedef kitleyi daha iyi analiz edersek , öğreteceğimiz yabancı dilde daha da başarılı olacağımızdan eminim. Bunun yolu da anadile verilen önemin artmasından geçmektedir. Daha bilinçli , bilgisinden emin öğretmenleri aramızda daha sıklıkla görebilmemiz için, “anadilde” yapılan çalışmalar eşliğinde öğretmen yetiştirme yoluna gitmeliyiz. Bu sayede ; ana dilimizin arka planda kalmasını engellemiş, bilimsel gelişmeleri-kavramları ana dilimizde yaygınlaştırmış, daha da önemlisi öğretmenlerimizi ezbercilikten kurtarmış- yaratıcılığa sevk etmiş oluruz….
Çünkü orijinal kavramların sürekli kullanılması, anadilde karşılık bulunmaması, ezbercilikten öteye gidemez, yaratıcılığı öldürür.




