Bulanık Bir Mantık
Sevgili Ziyaretçi;
Şunu bilmelisin ki bir insan olarak hep sevdiklerimden zarar gördüm, hatta bu amaç doğrultusunda kendimden bir çok taviz verdiğimde söz konusudur hayatımda... Tehlike en yakın çevrende bunu sakın unutma! Geçmişime dönüp baktığımda gördüğüm bariz şeyler; çok sevmelerim ve zarar görmelerim olarak canlanıyor zihnimde... 2010 itibariyle 26 yıllık hayatımın özellikle son 8 yılında, yetişkin denilecebilecek dönemimde gördüğüm insan tipleri, "ben hala niye bu kişiyle aynı havayı soluyorum" dedirtse de bu sorumun cevabını henüz bulamadığımı açıkca söylemek isterim. Belki de bulmak istemiyorumdur orası ayrı konu....
Sanırım öğrendim ki bir insanı hatkettiğinden fazla değerlememelisin.... Benliğini kaybettirecek kadar sevmememelisin... Aksi takdirde yok olursun unutma senden değerlisi yok aslında....Seviyorum dediklerini bir kez daha düşün aynı ölçüde seviliyor musun acaba? Çevrendeki asalakları temizlemekle başla işe ben yaptım gayet de iyi geliyor insana :-) Saplantıların olmasın hayatta özellikle bir insana saplanma! Aileni seçemezsin koşulsuz sevmen beklenir senden, öyle de yaparsın zaten... Ancak arkadaşını dostunu eşini seçersin, onlar senin tercihindir. Seni yansıtırlar hayata karşı. Hatasıyla günahıyla kabullenmen gerekir onları... Ne derece başarıya ulaşırsın tartışılır ben çok tartıştım içimde başarıya ulaşamadığım kanaatindeyim. Umarım sen bulursun aynı başarıyı kaderinde...
Hayat amacın nedir diye sordun mu kendine hiç? Ben çok sordum, cevabını da biliyorum ama bazen bilinçli olarak dışına çıkıyorum amaçlarımın... Boğuluyorum aksi takdirde, nefesimin yetmediğini hissediyorum...Ne gördüm biliyo musun? İlerledikçe hep daha ötesi var ve daima daha ilerisi istiyosun. Şu anki halini hiç bir zaman beğenmiyorsun…Nedendir bilinmez tavırların da buna gore beliriyor ister istemez. Tepkilerin bile konuma statüne gore şekillendiğini seziyorsun. Nolmuş bu dünya insanına diyorsun. Bakıyorsun tekrar koca koca adamlar akıllarınca oyun oynamaya çalışıyorlar. Anlamadığını sanmalarını istiyorsun ve bunu da başarıyorsun.. Sahte gülümsemeler, şaşalı yakınlaşmalar enteresan karşılaşmalar…Hiç yakışmadığını düşünsen de ileride ben de mi böyle olurum deyip irkiliyorsun. Sonra düşünüp aslında ben de mi böyleyim şeklinde haykıran içindeki sese şaşırıyorsun…
Paylaşmak istiyorsun hayatı, diyorsun ki ruh eşi mevcuttur bu dünyada ama görüyorsun ki küçük ritüellerde sezdiğin sahtelikler seni tam da hayatının göbeğinde bekliyor…Beceremiyorsun yine. Tek başına bir şeyler başarmanın yorgunluğu ve üzerine sinmiş gri kokusu hayatını allak bullak ediyor. Güvenemem dediğin anda çıkıyor ya birileri inat yapar gibi bu ne çelişkidir diyesin geliyor. Gerizekalı düşünceler sarıyor etrafını neden demek geliyor içinden ve demiyorsun aslında ama birileri dinlese de neden diyebilseydin keşke… Kaybettiklerine bakıyorsun bunların seni güçlendirdiğinin son anda farkına varıyorsun , kaybedeceklerine bakıyorsun o gücün yavaş yavaş azalacağından korkuyorsun. Eminsin aslında birileri var sağlıklı hala… yani en azından umuyorsun ısrarla…
Bilemiyorum bu satırlar senin için anlam ifade ediyor mu ya da bir mantık silsilesi yaratabiliyor mu zihninde veya kalbinde? Bu beni tanıma ölçünle orantılı sanırım... Ayrıca kalpte mantığın ne işi var deme çok gördüm ahir ömrümde... Dedik ya önemseme herşeyi bu yazı da dahil olmak üzere....




