Specialist M.SAYGIN | Personal Web Site

    Follow us on Twitter

articles

E-mail Print PDF
AddThis Social Bookmark Button

Anadilin Önemi


Dilimizi kullanma şeklimiz beynimizi nasıl kullandığımızın bir göstergesidir.Günümüzün koşullarında yabancı dil öğrenimi hayatımızın önemli dönemeçlerinden birini oluşturmaktadır. Hatta, birden fazla yabancı dil öğrenme eğilimi, bir gereksinim olma yolunda bile ilerlemektedir!
Bir yabancı dilin yetersiz kaldığı durumlarla da sıkça karşılaşmaktayız. İşe alımlarda çıtanın biraz daha yükselmiş olması, daha kaliteli eleman bulundurma arzusu ve kişilerin bireysel gelişim talepleri yabancı dil öğretiminin önemini gözler önüne sermektedir.

Peki, yabancı dil öğretimi konusunda izlenen yol doğru mudur?
Öncelikle değinmek istediğim konu; yabancı dil öğretiminden ziyade , bu işlemi geçekleştirecek “öğreticilerin” yetiştirilmesindeki yanlışlıklardır. Belki bu durum genellenemez ama karşılaşılan sorunların temelinde aynı sebepler yatmaktadır;
Örneğin;Öğretmen olmak amacıyla yanıp tutuşanü insanlara ; “ yabancı dille öğretim ” / “ yabancı dil öğretimi ” kavramlarının farkını ve önemini aktaramıyorsanız, aynı sorunlarla savaşmak için can atan bir öğretmen kadrosu daha yetişiyor demektir.
Pek çoğumuzun bildiği gibi, yabancı dil öğretimindeki etkinliklerin başarısı, baz alınan yaklaşımlara- kuramlara bağlı olmaktadır. Bu ilkeler sınıf düzeyinde başarının anahtarı olduğu kadar en genel anlamda eğitimin de başarısı olarak değerlendirilmektedir. Uygulayıcı konumundaki öğretmenler ise konuya ne kadar hakim olurlarsa elde edilen sonuç o kadar iyi olacaktır. Öğretmenlerin bu yaklaşımları uygulayarak başarıyı yakalamaları, anadilde karşılıklarını bulabilmeleriyle doğru orantılıdır...


Kısacası “neyi kime öğretiyorum” düşüncesine sahip olmalıyız. Hedef kitleyi daha iyi analiz edersek , öğreteceğimiz yabancı dilde daha da başarılı olacağımızdan eminim. Bunun yolu da anadile verilen önemin artmasından geçmektedir. Daha bilinçli , bilgisinden emin öğretmenleri aramızda daha sıklıkla görebilmemiz için, “anadilde” yapılan çalışmalar eşliğinde öğretmen yetiştirme yoluna gitmeliyiz. Bu sayede ; ana dilimizin arka planda kalmasını engellemiş, bilimsel gelişmeleri-kavramları ana dilimizde yaygınlaştırmış, daha da önemlisi öğretmenlerimizi ezbercilikten kurtarmış- yaratıcılığa sevk etmiş oluruz….


Çünkü orijinal kavramların sürekli kullanılması, anadilde karşılık bulunmaması, ezbercilikten öteye gidemez, yaratıcılığı öldürür.

 
E-mail Print PDF
AddThis Social Bookmark Button

Dikkat: TÜRKÇE TURKCHELESIYOR !

Dil yaşayan sosyal bir varlıktır ve siyasi, kültürel, ekonomik vb gelişmelere göre tepki vermekte, değişerek ve gelişerek yoluna devam etmektedir. Bir dilin temel gayesi ise kişinin kendini ifade edebilmesi üzerine kuruludur, bu yüzdendir ki dilimizi kullanma şeklimiz beynimizi nasıl kullandığımızın bir göstergesidir. Ancak günümüzde bu temel ihtiyacın ötesine geçilmiştir ve bir dilin var olma mücadelesi, konuşan kişisine sunduğu hareket alanının genişliği ile belirlenir hale gelmiştir.

Söz konusu anadilimiz Türkçe olduğunda karşımıza iki durum çıkmaktadır. Bardağın dolu tarafından başlamak gerekirse; o kadar şanslıyızdır ki uçsuz bucaksız söz sanatlarına imkan veren ve kişiyi edebi doyuma ulaştıran bir dile sahip olduğumuz düşüncesine hemen ulaşabiliriz. İstatistiki bilgilere dayanarak dünyada en çok konuşulan diller arasında anadilimiz Türkçe’nin de var olduğu zaten biliriz. Daha detaylı bilgi vermek gerekirse, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü’nün 1980’li yıllarda yaptığı araştırmalara göre 250 milyondan fazla kişinin Türk lehçelerini konuştuğu belirlenmiştir. Bu sayının giderek artması ise anadilimiz için kaçınılmaz bir gerçektir. Bazı ülkelerde resmi dil olarak değerlendirilmekle birlikte dünyanın belirli kesimlerinde toplumlar arasında büyük talep görmekte ve anadil olarak da kullanılmaktadır.

Öte yandan, engin uzaklıklara ulaşma imkanı sağlayan bir dilin sahipleri olsak da ne yazik ki dilimize gereken önemi vermediğimiz düşüncesi bizleri kahretmektedir. Dış dünya ile etkileşim ve küreselleşme olgusu, beklendiği üzere anadil dışında ikinci bir dile olan gereksinimi arttırdığı bilinmektedir. Üstelik, birden fazla yabancı dil öğrenme eğilimi, bir zorunluluk olma yolunda ilerlemektedir. İşletmelerin kalifiye personel istihdam etme arzusu ve kişilerin bireysel gelişim talepleri yabancı dil öğretiminin önemini her geçen gün arttırmaktadır. Ancak tüm bu gelişmeler ve ihtiyaçlar dahilinde dilimize verdiğimiz önemi tekrar gözden geçirmek hepimiz için faydalı olacaktır çünkü gerçek olan şey, dilimizi pek çok alanda ihmal ettiğimizdir.

Bilimsel boyutta incelersek dil, genetik bir donanıma sahip olmakla birlikte psikodilbilimsel araştırma konusu olabilecek gizemlere sahiptir;

········· Dünyanın herhangi bir ülkesindeki bir çocuğun kendi dilini öğrenme süresi ile başka bir yerde bulunan bir çocuğun kendi dillerini öğrenme sürelerinin aynı olduğunu,

········· Her iki çocuğun da dillerini öğrenirken yaptıkları hataların tek düze mantıksal hatalardan oluştuğunu,

········· Ancak bu iki çocuğa da bisiklet binme ya da top oynama gibi fiziksel aktiviteleri öğretmeye kalktığımızda ikisinin de aynı sürede öğrenemeyeceğini bilmemiz gerçekten ilginçtir.

Sonuç olarak, araştırmalara göre dil bilincini farkında olmadan edinmekteyiz. Bu kadar kolaylıkla edindiğimiz ancak ilerleyen süreçte bizi biz yapan-farkındalık yaratan dilimize hak ettiği değeri veremediğimiz ve evrensel olma çabasında aslında komik olduğumuz aşağıdaki örneklerde de belirttiğim üzere açıktır.

 
E-mail Print PDF
AddThis Social Bookmark Button

Sürpriz Yumurtalar

(Easter Eggs)

Bilişim kelimesi bilmek fiilinin türetilmiş hali olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkçe eş kelimesi olarak çeşitli dillerde tam karşılığı benzer şekilde oluşan (Informatik-Alm, Informatique-Fr) “Enformatik” kelimesi de ayrıca tercih edilmektedir. ·Tam anlamıyla verinin işlenmesi anlamına gelen bu kavram insan hayatının en önemli evrelerinde kendini göstermektedir ve ileriki süreçte beklendiği üzere birçok bilim dalının temel dayanağı haline gelecektir. Bunun temel örneği olarak sıradan bir özgeçmişte bile Veri İşleme olgusunun karşılığı olarak IT (Information Technologies) kavramıyla karşılaşabilmekteyiz.

Bilişim, daha doğrusu teknoloji genel anlamda hayatı kolaylaştırmak ve hayatı düzenlemek için vardır ki bu durum kimsenin inkar edemeyeceği bir olgudur. Ancak bazen, olayların işin mutfağında çalışanlar için bir eğlence üssüne dönüştüğü durumlar da söz konusudur. Hayatın her alanında olduğu gibi, ortaya çıkan ürünün hazırlanması aşamasında beyin takımı çoğu zaman göz ardı edildiği gibi arka planda da kalmaya alışıktır oysa herkesin kaçırdığı bir gerçek vardır ki, yapılan her işte ve hizmette birilerinin gizli bir imzası vardır. Görmek ya da görmemek size kalmış…

Bilişim alanında gizli imzaları görebilmenin yolu sürpriz yumurtaları fark edebilmekle mümkün olmaktadır. Buradaki sürpriz yumurta kavramından anlatılmak istenen, herhangi bir yazılımda, klavye ve mouse kombinasyonları vasıtasıyla bazen o programa özgü bilgilendirmenin yapıldığı bazen ise sizlere eğlenceli ve şaşırtıcı anlar yaşatabilecek gizemlerin bulunduğu eklentilerdir.

ÖRNEK 1: Yazı yazma işlevi ile hemen her bilgisayarda kurulu olan ve hayatımızı gerçekten kolaylaştıran bir yazılım olan MS OFFICE içerisinde boş bir Microsoft Word belgesi açın. Sayfaya· “=rand(200,2)” ifadesini yazın ve “enter” tuşuna basın. Karşınıza dört sayfa boyunca;

“The quick brown fox jumps over the lazy dog.” ifadesinin yazılı olduğu bir bölüm oluşacaktır. Türkçe versiyonlarda ise· "Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlar.” ifadesini göreceksiniz.

Buradaki amaç, İngilizce metne dikkat edildiğinde alfabedeki tüm harflerin olduğu en kısa cümleyi gösterebilmektir. (Belirtilen bu İngilizce cümle 19 yy.’da daktilo kullanımın yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte standart test cümlesi olarak kullanılmıştır.) Bu sayede kullanıcı herhangi bir yazı yazma zahmetinde bulunmadan karakterler üzerinde yazı tipi, punto gibi değişiklikleri yapabilir ve sonucu gözlemleyebilir. Ancak cümlenin Türkçe çevirisinde herhangi bir anlam bulunmamakta ve bire bir çeviri örneği olarak yansımaktadır. J

ÖRNEK 2: Windows XP işletim sistemi’nin kurulu olduğu bir bilgisayarda, standart olarak kurulu bulunan Başlat/Programlar/Donatılar dizinindeki “Not Defteri” programını açın. Metin içerik bölümüne· “bush hid the facts” yazın.(Türkçesi: Bush gerçekleri sakladı) Dosyayı herhangi bir isimle masaüstüne kaydedin. Dosyayı tekrar açın ve sizin yazdığınız ama okuyamadığınız yazı sizi şaşırtsın.J

Aslında bu durum bir sürpriz yumurta olarak değerlendirilmeyebilir çünkü 4-3-3-5 karakter kodlamasında yazdığınız metinler genelde aynı sonucu verecektir. Bunun sebebi ise programın metin kodlama hatası oluşturmasıdır.

ÖRNEK 3:· Internette sörf yapmamızı sağlayan tarayıcıları hepimiz biliyoruz. Bunlardan en klasik örneğin de Internet Explorer olduğunun farkındayız. Ancak son zamanlarda büyük gelişim gösteren ve kullanıcı sayısı oldukça artan bir tarayıcı olan FIREFOX ile ilgili sürpriz yumurta gerçekten çok ilginç;

Firefox programını çalıştırın, internet sitelerine ulaşmak için kullandığınız adres satırına “about kitchensink” ifadesini yazın ve “enter” tuşuna basın. Karşınıza gelen animasyon sizi şaşırtacaktır

ÖRNEK 4: Yine aynı şekilde Firefox adres satırına “about:mozilla” yazın ve enter tuşu ile karşınıza gelen ekranda aşağıdaki ifadeyi görün J

(Mammon uyudu. Yeniden doğan dev hayvan tüm Dünya'ya yayıldı ve onu destekleyenlerin sayısı arttı. Varlıklarını duyurdular ve tilki kurnazlığıyla ekinleri ateşe kurban ettiler. Kutsal sözlerin rehberliğinde kendilerine yeni bir dünya yarattılar ve çocuklarına dev hayvandan bahsettiler. Mammon uyandı, ama o artık takipçiden başka hiçbir şey değildi).

ÖRNEK 5: Hepimizin bilgisayarında kurulu olan ve müzik dinlemekte kullandığımız Winamp isimli program da aslında bize sürpriz yapmayı seviyor. Deneyin görün;

Winamp üzerinden şarkı dinlerken, şarkı listesinden herhangi bir şarkıyı çift tıklayın yani istediğiniz şarkıyı çalmaya başlayın. Şarkı çalarken büyük harflerle

“NUL (ESC) L (ESC) SOFT” yazın. (ESC tuşu siz L harfine bastığınızda açılan pencereyi kapatmak içindir. Klavye ile ESC yazmayın sadece ESC tuşuna basın)

Bu aşamadan sonra Winamp ana penceresinin şarkının bas düzeyine göre yanıp söndüğünü görebilirsiniz. Bu özelliği kapatmak için aynı yöntemi tekrar uygulayınız. J

ÖRNEK 6: Windows XP İşletim Sistemi sizler için hoş bir müzik barındırmakta ve dinlemeniz için sizleri bekliyor. Yapmanız gereken tek şey Bilgisayarım’a çift tıklayıp açılan pencerede adres satırına;

“C:\WINDOWS\system32\oobe\images\title.wma” yazıp “enter” tuşuna basmak…

ÖRNEK 7: Winamp ile müzik dinlerken oyun oynamak isterseniz; program üzerinde sağ tıklayın “özellikler”’i tıklayın, Plugins’ bölümü altındaki “input” seçeneğini işaretleyin. Sağ tarafta açılan listede Nullsoft Vorbis Decoder yazısını seçip hemen aşağıda bulunan about(hakkında) tuşuna basın karşınıza gelen pencerede bir balık resmi sizin mouse tıklama hızınızı ölçmek için yarışmanızı bekliyor olacak. İyi eğlenceler…

Son olarak: Popüler arama motorumuz GOOGLE da sürpriz yumurtalara sahip. Yapmanız gereken arama satırına aşağıdakilerden istediğiniz bir tanesini yazıp “Şansımı Denemek İstiyorum” butonuna tıklamak.
xx-klingon
xx-piglatin
google gothic
google loco
google l33t
google bsd

 
E-mail Print PDF
AddThis Social Bookmark Button

Bulanık Bir Mantık

Sevgili Ziyaretçi;

Şunu bilmelisin ki bir insan olarak hep sevdiklerimden zarar gördüm, hatta bu amaç doğrultusunda kendimden bir çok taviz verdiğimde söz konusudur hayatımda... Tehlike en yakın çevrende bunu sakın unutma! Geçmişime dönüp baktığımda gördüğüm bariz şeyler; çok sevmelerim ve zarar görmelerim olarak canlanıyor zihnimde... 2010 itibariyle 26 yıllık hayatımın özellikle son 8 yılında, yetişkin denilecebilecek dönemimde gördüğüm insan tipleri, "ben hala niye bu kişiyle aynı havayı soluyorum" dedirtse de bu sorumun cevabını henüz bulamadığımı açıkca söylemek isterim. Belki de bulmak istemiyorumdur orası ayrı konu....

Sanırım öğrendim ki bir insanı hatkettiğinden fazla değerlememelisin.... Benliğini kaybettirecek kadar sevmememelisin... Aksi takdirde yok olursun unutma senden değerlisi yok aslında....Seviyorum dediklerini bir kez daha düşün aynı ölçüde seviliyor musun acaba? Çevrendeki asalakları temizlemekle başla işe ben yaptım gayet de iyi geliyor insana :-) Saplantıların olmasın hayatta özellikle bir insana saplanma! Aileni seçemezsin koşulsuz sevmen beklenir senden, öyle de yaparsın zaten... Ancak arkadaşını dostunu eşini seçersin, onlar senin tercihindir. Seni yansıtırlar hayata karşı. Hatasıyla günahıyla kabullenmen gerekir onları... Ne derece başarıya ulaşırsın tartışılır ben çok tartıştım içimde başarıya ulaşamadığım kanaatindeyim. Umarım sen bulursun aynı başarıyı kaderinde...

Hayat amacın nedir diye sordun mu kendine hiç? Ben çok sordum, cevabını da biliyorum ama bazen bilinçli olarak dışına çıkıyorum amaçlarımın... Boğuluyorum aksi takdirde, nefesimin yetmediğini hissediyorum...Ne gördüm biliyo musun? İlerledikçe hep daha ötesi var ve daima daha ilerisi istiyosun. Şu anki halini hiç bir zaman beğenmiyorsun…Nedendir bilinmez tavırların da buna gore beliriyor ister istemez. Tepkilerin bile konuma statüne gore şekillendiğini seziyorsun. Nolmuş bu dünya insanına diyorsun. Bakıyorsun tekrar koca koca adamlar akıllarınca oyun oynamaya çalışıyorlar. Anlamadığını sanmalarını istiyorsun ve bunu da başarıyorsun.. Sahte gülümsemeler, şaşalı yakınlaşmalar enteresan karşılaşmalar…Hiç yakışmadığını düşünsen de ileride ben de mi böyle olurum deyip irkiliyorsun. Sonra düşünüp aslında ben de mi böyleyim şeklinde haykıran içindeki sese şaşırıyorsun…

Paylaşmak istiyorsun hayatı, diyorsun ki ruh eşi mevcuttur bu dünyada ama görüyorsun ki küçük ritüellerde sezdiğin sahtelikler seni tam da hayatının göbeğinde bekliyor…Beceremiyorsun yine. Tek başına bir şeyler başarmanın yorgunluğu ve üzerine sinmiş gri kokusu hayatını allak bullak ediyor. Güvenemem dediğin anda çıkıyor ya birileri inat yapar gibi bu ne çelişkidir diyesin geliyor. Gerizekalı düşünceler sarıyor etrafını neden demek geliyor içinden ve demiyorsun aslında ama birileri dinlese de neden diyebilseydin keşke… Kaybettiklerine bakıyorsun bunların seni güçlendirdiğinin son anda farkına varıyorsun , kaybedeceklerine bakıyorsun o gücün yavaş yavaş azalacağından korkuyorsun. Eminsin aslında birileri var sağlıklı hala… yani en azından umuyorsun ısrarla…

Bilemiyorum bu satırlar senin için anlam ifade ediyor mu ya da bir mantık silsilesi yaratabiliyor mu zihninde veya kalbinde? Bu beni tanıma ölçünle orantılı sanırım... Ayrıca kalpte mantığın ne işi var deme çok gördüm ahir ömrümde... Dedik ya önemseme herşeyi bu yazı da dahil olmak üzere....

 
You are here: